Diyarbakır'da Bir Gece: Şehrin Işıkları ve Sıcak Bir Sohbet
Diyarbakır akşamları başkadır. Gün batarken surların üzerine vuran ışık, şehri bambaşka bir renge bürür. İşte tam bu saatlerde, insanın içinde bir yerlerde bir şeyler kıpırdar. Günün yorgunluğu, işin stresi, trafikte geçen saatler... Hepsi geride kalır ve akşamın tadını çıkarma vakti gelir. Bir akşamüstüydü, telefonum çaldı. Karşımdaki ses samimi ve sıcaktı. "Diyarbakır'a yeni taşındım, şehri bilmiyorum, bana eşlik eder misin?" dedi. İşte böyle başladı her şey. Buluştuk, önce bir kahve içtik. Şehri anlattım ona, sevdiğim mekanlardan bahsettim, o da kendi hikayesini anlattı bana. İki yabancı, birkaç saat içinde birbirine ısınmıştı bile. Ben yıllardır bu şehirde yaşıyorum. Diyarbakır'ın taşını toprağını, insanını, kültürünü bilirim. Ama en iyi bildiğim şey, insanların birbirine olan ihtiyacıdır. Hele bu büyük şehirde, kalabalıkların içinde kaybolmuşken, sıcak bir sohbet, samimi bir gülümseme her şeyden değerlidir. Herkes aslında aynı şeyi arıyor. Kimi bunu itiraf ede...